Bratislava


Viyana’dan yaklaşık 80 km  kadar yolculuk yaptıktan sonra bu sevimli şehire ulaşıyoruz. Otelimizi görüp önünde boş park yerleri bulduğumuza sevinip, heyecanla odamıza valizleri bırakmaya çıkıyoruz ve Avrupa’da nadir rastlanan çok hoşumuza giden bir otel ve personeli ile karşılıyoruz. Eşyaları yerleştirme Batucuğu hazırlama derken kendimizi tam sokağa atıcakken odanın camından bir bakıyoruz ki güzel güzel park etmiş olan arabamızın yaklaşık 10 dk olmadan tekerleklerine zincir vurulmuş :) Hay Allah bu nasıl bir aksiliktir ki oysa ne neşeli gelmiştik çok sevmiştik derken sevgili otel personeli bizim Türkler gibi polisi arayıp abi yapma gözünü seveyim turisttir müşterimdir bilmemiş park edivermiş gibilerinden slovakça bilmeyen bizlerin yanında polise rica minnetler (tahminimizce) karşısında polisin bize sadece tek lafı ”no panelt” :)  Kısa sürekli şoku atlattıktan sonra şehrin keyfini çıkarmaya başlıyoruz. Sevimli restorantlar cafeler açıkan bizler için yeterli güzel menülere sahipti :)

Slovakya’nın başkenti olan Bratislava’nın Tuna Nehri kıyısında kurulmuş ve dünyada sadece 2 şehirde olan 2 ülkeye sınır olma özelliğine sahiptir. Bir tarafda Avusturya ile diğer tarafda ise Macaristan ile sınırdır. Yaklaşık 450.000 nüfusa sahip bir ülkedir. Slovakya, Orta Avrupa’da, Polonya’nın güneyinde yer alan bir ülkedir. Eski Çekostavakya’nın bir parçasıdır. Slovakya’nın en önemli nehirleri Tuna, Vah ve Hron nehirleridir. Tisa Nehri bazı bölgelerde Macaristan sınırını belirler. Slovakya dağlık olmasıyla bilinen bir ülkedir, Karpatlar ülkenin neredeyse yarısını kaplar. Slovakya kominist rejimden çıktıktan sonra oldukça hızlı değişim süreci geçirmiş bir ülkedir aynı zamanda.

Old town bölgesinde karşısınıza ilginç heykeller çıkıyor. Banka eğilmiş Napolyon, kanalizasyondan çıkan işçi (gerçekten komik insanlar fotoğraf çekmek için sıraya giriyor)ve duvarların kenarına saklanmış sürekli fotoğraf çeken ajan paparazzi heykeli gibi.

Kanalizasyon kapağından çıkar gibi duran, bronzdan heykelin ismi Cumil ve Napolyon heykelin sembolik anlamları var. Cumil 1997 yılında old town yeniden inşaasını anlatmak amaçlı olarak, Napolyon heykeli ise 1805 yılındaki istilayı hatırlatmak için yapılmış. Şehir meydanının kenarında bir birinden güzel mimari özellikler sergileyen yapılar yan yana duruyor.

Bratislava Kalesi 

Eski şehrin üzerinde bulunan tepeye yapılmış kale, Bratislava hakkında yazılı kayıtlarda bulunan ilk yerdir. Bu yazılı kayıt; 907’de yazılmış olan Salzburg anıtlarıdır. Yazıda Bavyeralılar ve Macarlar arasında geçen savaş anlatılmaktadır. Kalenin ilk sahiplerinin Keltler olduğu düşünülmektedir. Tarih kokan heybetli Bratislava Kalesi’ne gittiğinizde tüm şehri ve Tuna Nehri’nin eşsiz manzarasını görebilirsiniz.

St. Michael Kapısı

Bratislava’nın ortaçağdan kalma en eski kapısı üzerinde barok stili bir ejderha bulunur. St. Michael Kapısı’nın hemen altında kapının diğer önemli dünya şehirlerine olan uzaklıkları yazılmış ve İstanbul da doğal olarak bu şehirler arasında yerini almıştır.1543’te Osmanlı, Estergon’u fethedince kardinal kaçıp bu kapıdan geçmiş ve kapının arkasındaki tarihi yapıtları ve binaları büyütmüştür. Osmanlı, farkında olmadan buradaki sanatsal gelişime katkıda bulunmuştur.

Primatial Sarayı

Günümüzde Belediye binası olarak kullanılmaktadır. Sarayın bahçesindeki çeşme St. George, efsanevi bir şövalyenin ejderha ile savaşmasını simgelemektedir.1778 yılında Estergon başpiskoposuna ait bölgede yapılan saray, tamamen klasik bir şekilde inşa edilmiştir. Sarayın çatısında bulunan alegorik heykeller ve vazolar, ünlü heykeltıraşlar J. Kögler ve J.A. Messerchmidt tarafından yapılmıştır. Pencerelerin üzerinde bulunan 150 kilo ağırlığındaki heykel, sarayın ilk sahibi olan Kardinal Jozef Batthyanyi’nin heykelidir.

Hlavne Meydanı

Her büyük şehrin olduğu gibi bu şehrin de kalbi olan bir meydanı vardır; Hlavne Meydanı. Bu meydanda Mozart ve Franz Liszt çocukluk zamanlarında ilk sahne gösterilerini yapmışlardır. Macar Kraliyeti’nin ilk üniversitesi; Academia Istropolitana burada kurulmuştur.  Eski belediye binası ise, 500 yıl boyunca bu şehrin yönetildiği tarihi mekândır.

Grassalkovich Sarayı

Saray, 1760 yılında Maria Thresa’nın isteği üzerine Kont Anton Grassalkovich adına yapılmıştır. Uzun yıllar boyunca aristokrat etkinliklerin, konserlerin ve baloların düzenlediği saray; bugün Slovak Cumhuriyeti Başbakanlık Sarayı olarak kullanılmaktadır.

Trinity Kilisesi

Eski şehrin girişinde, yuvarlak bir meydanda, içi büyüleyici güzellikte olan Trinity Kilisesi ile karşılaşacaksınız. 1529′da Osmanlı Savaşı sırasında yıkılan St. Michael Kilisesi’nin yerine inşa edilen kilise 1717′de yapılmaya başlanmış ancak bitirilişi 1727 yılını bulmuş. İç kısımları tamamen mavi renge boyanan kilisenin duvarlarında ve tavanda oldukça güzel freskler yer almaktadır.

St. Martin Katedrali

Eski Şehir’in sonunda Bratislava Kalesi’nin altında bulunan katedral, Macar krallarının ve kraliçelerinin taç giydirme törenlerinin yapıldığı, tarihi 14. yüzyıla uzanan bir yapıdır.

Yiyecek-İçecek

Bratislava’ya özgü olan, Slovakya’nın tek ulusal yemeği; Bryndové haluisky; koyun peyniri ile yapılan patates köftesidir. Bu yemeği yalnızca Obchona sokağındaki 1st Slovak Pub’da ve Hviezdoslavo Meydanı’ndaki Slovak Restaurant’da bulabilirsiniz.

Bratislavalıların çok sevdiği bir yemek ise muttondur. Lahana yapraklarına kıymalı iç konularak sarıldıktan sonra, üzerlerine sütlü sos dökülür. Sulance; iç kısmı erik reçeli ile doldurulan çok leziz bir hamurlu tatlıdır. Bratislava’da yemeklerin yanında garnitür olarak sundukları lahana turşusu; erik, et parçacıkları ve elma ile tatlandırılmaktadır.

Bratislava’daki bir başka özel yiyecek treska’dır. Treska; balık ve mayonezle yapılan soğuk bir salatadır. Biraz acılı ve  ekşi bir tadı olan bu salataya marul, havuç gibi sebzeler eşlik etmektedir.

Slovak ve Çek içeceği olan Kofola tadı kolaya çok benzer. Şeker ve kafein oranı ise daha düşüktür. Bira severler, yerel markaları deneyebilirler: mesela Zlatý bažant, Šariš, Smädný mních, Topvar markalı biraları tadabilirsiniz.Slovakların ulusal içecekleri Borovicka ve Slivovicadır. Borovicka; sert bir içki olan cin türü, slivovica ise erik brendisidir.

Gittiğimiz restoranttaki sıcak ve samimi slovaklardan olan garson bize bu değişik içeceklerin hepsinden shot bardaklarıyla denettirdi isimlerini not ederken elimden kalemi defteri alıp doğru bir şekilde yazıp yardımcı oldu tüm içtenliğiyle.

Bir gece kaldığımız bu sıcak şehirden bir sürü anıyla Praqa doğru yolculuğa başlamak üzere ayrıldık.

Sevdiğimiz cici otelimiz : http://www.booking.com/hotel/sk/avance.tr.html

Tags: , ,

Subscribe

Subscribe to our e-mail newsletter to receive updates.

3 Responses to “Bratislava”

  1. Rosa
    10 Nisan 2012 at 20:06 #

    cool!

  2. Clayton Melendez
    19 Mayıs 2012 at 00:18 #

    Many thanks for providing really informative reviews on your item. How can I share it on Facebook?

    • 19 Mayıs 2012 at 08:37 #

      Just use facebook like button on pages :)