Çanakkale

Avrupa ve Asya’nın iki yakasını, Dünya’nın “Geçilemez” kabul ettiği Boğaz‘ıyla ayıran, her mevsim ayrı güzellikler, anılar ve tatlar sunar; Çanakkale. Antik çağlardan günümüze doğal ve tarihi güzelliklerini koruyarak aktaran, bir çok medeniyete ev sahipliği yapmış coğrafyasıyla modern bir kenttir.

Çanakkale yöresi 5000 yıllık geçmişiyle, tarihe ve insanlığa ışık tutar, antik çağları modern insana tanıtan bir çok ören yeri ve müzeye sahiptir. Homeros’un İliada Destan’ında anlattığı Truva Savaşlarının geçtiği Truva antik kenti Çanakkale il sınırları içerisindedir.

ÇANAKKALE ŞEHİTLİĞİ

Çanakkale Şehitleri Anıtı Gelibolu Yarımadası’nda Hisarlı Tepe’de bulunmaktadır.40,8 m. yüksekliğindedir. Anıtın tavanında 1 milyon 250 bin cam mozaikten yapılmış Türk Bayrağı bulunmaktadır. Bu bayrak 100 günde tamamlanmıştır. 1960 yılında tamamlanarak ziyarete açılmıştır. 4 sütundan oluşan anıtın ayakları 1999 yılında restore edilerek sağlamlaştırılmıştır. Çanakkale Savaşı’nda Fransızlar abidenin bulunduğu tepeyi ele geçirmişler. Ancak daha sonra kahraman askerlerimiz tarafından bu tepe geri alınmıştır. Abidenin bulunduğu mekanda 133 adet sembolik mezar taşı bulunmakta, mezar taşları kuşbakışı seyredildiğinde AY-YILDIZ görüntüsü oluşmaktadır.

Gelen ziyaretçiler gökyüzüne baktığında abidenin içindeki Türk Bayrağı’nı görmekte; şehitlerimizin göğe yükselmiş ruhları yeryüzüne baktıklarında mezar taşlarından oluşan Türk Bayrağı’nı seyretmektedirler.

ANZAK KOYU

25 Nisan 1915 tarihinde Anzaklar bu koya çıkarma yaptıkları için koyun adı “Anzak Koyu” olarak kalmıştır. Her yıl 25 Nisan tarihinde Avustralya Hükümeti bu koyda resmi tören düzenleyerek savaşta hayatlarını kaybeden askerlerini anmaktadır.

Gezi esnasında bazı genç arkadaşlarımız Ülkemize saldırıp, askerlerimizi şehit eden Avustralyalılara neden böyle bir fırsatın tanındığını sorguladılar. Ancak bu topraklara gelip, ölen askerlerini anmalılar ki; Çanakkale’ye saldırmanın bedelinin ne kadar ağır olduğunu görerek bir daha böyle girişimlerde bulunmaya cesaret edemesinler.

SEYYİT ONBAŞI

Balıkesirli bir oduncu olan Seyyit Onbaşı’nın tabyasına mermi isabet edinci arkadaşları yaralanıyor ve ölüyor ve tabya dağılıyor. Ancak Seyyit Onbaşı şehit olana kadar vatan topraklarını savunması gerektiğini biliyor ve 250 kg.’lık top mermisini yerden kaldırarak topun ağzına sürüyor. Toplam 3 atış yaparak İngilizlerin Ocean adlı gemilerinin arka tertibatını tahrip ediyor ve gemi mayınlara çarparak batıyor. Seyyit Onbaşı, toplara numara veren bir asker olmasına rağmen bu kadar isabetli atışları nasıl yaptığı herkesin merak konusu olmuştur.

YAHYA ÇAVUŞ

Marmara Denizi ve Çanakkale Boğazı’nı tepeden gören Alçıtepe’yi ele geçirmek için İngilizler 5 ayrı koya saldırı düzenlemiştir. Bu koylardan bir tanesi var ki; Yahya Çavuş ve 63 askerlerinin destanlaştığı bir tepeye bakmaktadır. Ertuğrul Koyu denilen bu mekanda; Yahya Çavuş ve 63 şehit askerimiz yatmaktadır. Yahya Çavuş, Çanakkale’nin Ezine İlçesi’ndendir. Henüz yeni evlenmiş, yarinden ayrılarak Çanakkale Harbi’ne koşmuştur. Görev yaptığı mevziinin çok büyük stratejik önemi vardır. Eğer düşman Ertuğrul Koyu’na çıkartma yapabilirse, Alçıtepe’yi ele geçirmesi daha kolay olacaktır. Düşman 2000 askerle koya çıkartma yapıyor, ancak Yahya Çavuş ve askerleri adeta etten duvar olarak düşmana geçit vermiyor. Kanlı çarpışmalar sonucu denizin 150 m.’lik alanının renginin kırmızıya döndüğü görülmüştür. 63 kişi bu koyun bulunduğu tepede şehit düşüyor, ancak düşman Alçıtepe’ye ulaşmaya muvaffak olamıyor. İngiliz askerler hatıralarında şöyle yazıyorlar: “Alçıtepe’de açan bahar çiçeklerini gördük, ancak bir türlü o tepeyi ele geçiremedik.”

Tags: , , , ,

Subscribe

Subscribe to our e-mail newsletter to receive updates.

Comments are closed.